<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Kabak Koyu Fethiye yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://seyahatdergisi.com/kabak-koyu-fethiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://seyahatdergisi.com/kabak-koyu-fethiye/</link>
	<description>Seyahat ve Gezi Rehberi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Nov 2023 11:49:02 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Bora Kamcez		</title>
		<link>https://seyahatdergisi.com/kabak-koyu-fethiye/#comment-32622</link>

		<dc:creator><![CDATA[Bora Kamcez]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Aug 2019 08:22:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://seyahatdergisi.com/?p=15019#comment-32622</guid>

					<description><![CDATA[Dediklerinin hemen hepsi doğru; yine de, deniz tatili ağırlıklı değil de, kafa dinlemek için gidilebilecek bir yer; çünkü vadiye doğru güzel bir iki kamping var; sessiz ve sakin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dediklerinin hemen hepsi doğru; yine de, deniz tatili ağırlıklı değil de, kafa dinlemek için gidilebilecek bir yer; çünkü vadiye doğru güzel bir iki kamping var; sessiz ve sakin.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: sadi		</title>
		<link>https://seyahatdergisi.com/kabak-koyu-fethiye/#comment-25916</link>

		<dc:creator><![CDATA[sadi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Aug 2018 18:00:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://seyahatdergisi.com/?p=15019#comment-25916</guid>

					<description><![CDATA[yukardaki arkadaş yalancı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yukardaki arkadaş yalancı.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: İ.DURNA		</title>
		<link>https://seyahatdergisi.com/kabak-koyu-fethiye/#comment-25423</link>

		<dc:creator><![CDATA[İ.DURNA]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jul 2018 07:29:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://seyahatdergisi.com/?p=15019#comment-25423</guid>

					<description><![CDATA[Sayin doslar : bu hafta sonu kabak koyun’a gitme hatasini yaptim. Hayatimin en iğrenç günüydü. Bu satirlari si̇zlerle paylaşmayı bir borç biliyorum çünkü hi̇ç bi̇r platformda gerçekleri̇ göremiyorsunuz ancak oraya gidenlerin gördükten sonraki̇ aldanmış ve hayal kirikliklarinda bunu görebilirsiniz. Anlatiyorum, fethi̇yeden dağlik biryoldan yaklaşık 20 km civarında bir yol kat edi̇p kabak koyunun dağinin tepesindeki̇ köye ulayorsunuz. Aracini park yeri̇ ariyor ve buluyorsunuz, sonra oradan bi̇r tane köylülerden çakal geliyor, beledi̇yeni̇n açtiği minik bir parka da park etsen senden otopark üçreti istiyor. Onu vermek istemiyorsaniz ki bende vermedim, yol boyunca park eden geri̇deki̇ araçlarin arasina park edi̇yorsun. Asil sorun şimdi başlıyor, aşağıya koya inebilmek için münibüscülerin keyfini bekliyorsunuz sonra sirasi geliyor içine dolduruyor rezil münibüsleri̇n leş gi̇bi̇ 1.5 km. lik iniş olu için kişi başina 6 tl aliyoryorlar. (bu arada tanıştığımız ingiliz tri̇stlerden 60 tl i̇stemi̇şler, onlarda ingiliz ama salak değiliz deyip vermemişler) sonra ormandan aşaği toprak ve çukurlarla dolu, toz dumanın içinde dik bir dağ yolundan allaha emanet aşağıya iniyoruz yol 1,5 km ama ezi̇yeti̇ 15 km. Ve dua edi̇yorsunuz i̇nşallah yolda kalmaz, freni̇ fatlamaz dağ aşaği yuvarlanmayiz di̇ye. Bu yolun kıyısında dağda kapm için gelen diğer şehirden kandirilarak getirilen insanlari görüyorsunuz toz dumaninin içinde bütün gün i̇nanin gerçek söylüyorum, yaşamayi birak nefes alamaz çünkü çadirlar bu yoldan arabalarin kaldirdiği tozdan görünmez hale gelmi̇ş. Sonra güç bela aşağiya i̇ni̇yorsunuz. Koya geldik diye seviniyorsunuz, ama virane ve sahipsiz perişan bir yere geliyorsunuz. Kör tuttuğunu yapar misali, köylüler bir yer çevirmiş bir şeyler satiyor.

Sattiklarinin hiç birinin yaninda fiyati yazmiyor. Sonra bir su aldiğiniz da 4 lira ödeyince neden yazmadiğini anliyorsunuz. Neyse koya yürüdük 5 dk. Da ve asil süpriz şimdi. Koyun uzunluğu en fazla 150 mt. Bilemedin 200 metre, kafam gibi taş her taraf, deniz dibi de taştan içine girerken yürümekte zorluk çeki̇yorsunuz, ayrica deniz yüzeyi̇ de pis. Tam allah karetmesin neden ve nereden geldim buraya bu kadar eziyetin karşiliği bu deyip isyan ederken, bir de geri̇ dönüş çilesi başlıyor. Herkeste düşük bi̇r surat ve pişmanlık, en çokta geri̇ dönmek i̇çi̇n paran la rezi̇l olduğun minibüs sırası beklemek insani kahrediyor.

Ayakta sicakta minibüscülerin keyfini bekliyorsunuz gelsinler sizi bu kerbela yerden geri götürsünler diye. Benden önce siradakiler 3 münibüsü doldurdu. Ben dördüncü ninübüse binebildim. Bu satirlari inanin si̇zlerde ayni pişmanliklari yaşamayin diye yaziyorum. Ve kapak koyu geçen her yerde paylaşmak boynumun borcu olsun bi̇r daha insanlar kandirilmasin ve oraya gi̇tme hatasina düşmesi̇nler. Bu satirlari okuyupta giden içinizden biri olursa şayet dönsün beni yalanlasin. O ki̇şi̇den özür dileyeceğim sözüm olsun.Bir daha i̇nsanlar kandirilmasin ve oraya gi̇tme hatasına düşmesinler. Bu satırları okuyupta giden içinizden biri olursa şayet dönsün beni yalanlasın. O kişiden özür dileyeceğim sözüm olsun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sayin doslar : bu hafta sonu kabak koyun’a gitme hatasini yaptim. Hayatimin en iğrenç günüydü. Bu satirlari si̇zlerle paylaşmayı bir borç biliyorum çünkü hi̇ç bi̇r platformda gerçekleri̇ göremiyorsunuz ancak oraya gidenlerin gördükten sonraki̇ aldanmış ve hayal kirikliklarinda bunu görebilirsiniz. Anlatiyorum, fethi̇yeden dağlik biryoldan yaklaşık 20 km civarında bir yol kat edi̇p kabak koyunun dağinin tepesindeki̇ köye ulayorsunuz. Aracini park yeri̇ ariyor ve buluyorsunuz, sonra oradan bi̇r tane köylülerden çakal geliyor, beledi̇yeni̇n açtiği minik bir parka da park etsen senden otopark üçreti istiyor. Onu vermek istemiyorsaniz ki bende vermedim, yol boyunca park eden geri̇deki̇ araçlarin arasina park edi̇yorsun. Asil sorun şimdi başlıyor, aşağıya koya inebilmek için münibüscülerin keyfini bekliyorsunuz sonra sirasi geliyor içine dolduruyor rezil münibüsleri̇n leş gi̇bi̇ 1.5 km. lik iniş olu için kişi başina 6 tl aliyoryorlar. (bu arada tanıştığımız ingiliz tri̇stlerden 60 tl i̇stemi̇şler, onlarda ingiliz ama salak değiliz deyip vermemişler) sonra ormandan aşaği toprak ve çukurlarla dolu, toz dumanın içinde dik bir dağ yolundan allaha emanet aşağıya iniyoruz yol 1,5 km ama ezi̇yeti̇ 15 km. Ve dua edi̇yorsunuz i̇nşallah yolda kalmaz, freni̇ fatlamaz dağ aşaği yuvarlanmayiz di̇ye. Bu yolun kıyısında dağda kapm için gelen diğer şehirden kandirilarak getirilen insanlari görüyorsunuz toz dumaninin içinde bütün gün i̇nanin gerçek söylüyorum, yaşamayi birak nefes alamaz çünkü çadirlar bu yoldan arabalarin kaldirdiği tozdan görünmez hale gelmi̇ş. Sonra güç bela aşağiya i̇ni̇yorsunuz. Koya geldik diye seviniyorsunuz, ama virane ve sahipsiz perişan bir yere geliyorsunuz. Kör tuttuğunu yapar misali, köylüler bir yer çevirmiş bir şeyler satiyor.</p>
<p>Sattiklarinin hiç birinin yaninda fiyati yazmiyor. Sonra bir su aldiğiniz da 4 lira ödeyince neden yazmadiğini anliyorsunuz. Neyse koya yürüdük 5 dk. Da ve asil süpriz şimdi. Koyun uzunluğu en fazla 150 mt. Bilemedin 200 metre, kafam gibi taş her taraf, deniz dibi de taştan içine girerken yürümekte zorluk çeki̇yorsunuz, ayrica deniz yüzeyi̇ de pis. Tam allah karetmesin neden ve nereden geldim buraya bu kadar eziyetin karşiliği bu deyip isyan ederken, bir de geri̇ dönüş çilesi başlıyor. Herkeste düşük bi̇r surat ve pişmanlık, en çokta geri̇ dönmek i̇çi̇n paran la rezi̇l olduğun minibüs sırası beklemek insani kahrediyor.</p>
<p>Ayakta sicakta minibüscülerin keyfini bekliyorsunuz gelsinler sizi bu kerbela yerden geri götürsünler diye. Benden önce siradakiler 3 münibüsü doldurdu. Ben dördüncü ninübüse binebildim. Bu satirlari inanin si̇zlerde ayni pişmanliklari yaşamayin diye yaziyorum. Ve kapak koyu geçen her yerde paylaşmak boynumun borcu olsun bi̇r daha insanlar kandirilmasin ve oraya gi̇tme hatasina düşmesi̇nler. Bu satirlari okuyupta giden içinizden biri olursa şayet dönsün beni yalanlasin. O ki̇şi̇den özür dileyeceğim sözüm olsun.Bir daha i̇nsanlar kandirilmasin ve oraya gi̇tme hatasına düşmesinler. Bu satırları okuyupta giden içinizden biri olursa şayet dönsün beni yalanlasın. O kişiden özür dileyeceğim sözüm olsun.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
