Kaz Dağları

Tüm dünyada, oksijen yoğunluğu açısından Alplerden hemen sonra gelen Kaz Dağları (İda Dağı), ülkemizin en kıymetli yeşil alanlarından birisi durumunda. Antik Yunan’da ismi İda Dağı olarak geçen Kaz Dağları, aynı zamanda Zeus’un doğduğu yer olarak da biliniyor. Pek çok mitolojik öyküye ilham veren bölge, o dönemde “Tanrıların insanlığa armağanı” şeklinde betimleniyor. Farklı etnik yapıların ve inanç gruplarının yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı Kaz Dağları, bugün metropol yaşamının boğucu atmosferinden biraz olsun uzaklaşmak isteyen pek çok insanın tam anlamıyla nefes aldığı ve doğayla kucaklaştığı bir yer.

Kaz Dağları Hakkında Genel Bilgi

Toprakları hem Çanakkale hem de Balıkesir’e kadar yayılan Kaz Dağları, zeytin ağaçlarının, karaçam ve kızılçam ormanlarının yemyeşil bir örtüyle kapladığı eşsiz bir destinasyon. Kara ve deniz iklimine ait temel özellikleri bünyesinde barındıran bölge, sene boyunca oldukça serin ve yağışlı. Burada her daim Ege Bölgesi’nin tipik lezzetlerinden olan zeytinyağı ve kekiğin en hasını bulmanız mümkün. Genelde Kaz Dağları denildiği zaman akla gelen ilk yer Milli Park olsa da burası deyim yerindeyse ucu bucağı olmayan bir coğrafya. Tarihi bundan 4 bin sene öncesine kadar uzanan bölgede zaman içinde Killa, Astyra, Thebe, Antandros, Gargara gibi pek çok şehir kurulmuştur. Truva Savaşları burada kurulan şehirlerin izlerini büyük ölçüde yok etmiş durumda. 

Kaz Dağları’nın oksijen açısından avantajlı bir bölge olması burayı; yürüyüş, koşu, voleybol, safariyoga ve benzer aktivitelerin merkezi haline getiriyor. Bunların haricinde Kaz Dağları’nın buz gibi sularında yüzebilir, belli bölgelerinde balık tutabilir, sevdiklerinizle birlikte piknik yapabilir veya özel kamp alanlarında kalabilirsiniz. Gerek flora gerekse de fauna bakımından özel bir bölge olan Kaz Dağları’na termal kaplıcalar için gelenlerin sayısı da azımsanmayacak düzeyde. Kısaca Kaz Dağları tüm eğilimlere bir şekilde hitap edebilecek yoğunlukta bir potansiyele sahip.

Kazdağı Milli Parkı

Kazdağı Milli Parkı

Biga Yarımadası’nın en yüksek noktası olan Kaz Dağları, ülkemizin turizm anlamında adeta gözbebeği. Bu bakir güzelliği korumak ve geleceğe taşımak amacıyla oluşturulan Kaz Dağları Milli Parkı, bölgenin en sembolik alanı durumunda. Bilindiği üzere Kaz Dağları içinde sadece buraya özgü olan ve ekosistemin önemli bir ayağını oluşturan bitkiler mevcut. Kaz Dağları’ndaki bitki çeşitliliğinin 800’e yakın bir düzeyde olduğu söyleniyor. Bu gerçekten de bir Milli Park için inanılmaz bir rakam. Aynı durum aslında hayvan türleri için de geçerli diyebiliriz. Bu durumun oluşmasında elbette Kaz Dağları’nın Jeolojik yapısının etkisi yadsınamaz. 

Yoğun oksijen oranıyla öne çıkan Kaz Dağları, 1994 senesinden bu yana Milli Park statüsünde yer alıyor.  Milli Park, Kaz Dağları’nın yaklaşık olarak %9’luk bölümünü kaplıyor. Geçmişte Milli Park sadece rehber eşliğinde gezilebiliyordu; ancak şu an sadece belli bölümler için bu tip bir uygulama söz konusu. 21 bin hektarlık bir alanı kapsayan Milli Park’ın belli bölümleri kamp ve mesire alanları için özel olarak ayrılmış.

Kaz Dağı Milli Parkı Giriş Ücreti

Şahıs7 TL
Otomobil21 TL
Küçük Minibüs63 TL
Büyük Minibüs105 TL
Çadır Konaklama (1-4 Kişi)15 TL
Alan Kılavuzu170 TL

Kaz Dağları Gezilecek Yerler

Kuşku yok ki Kaz Dağları gibi oldukça özel bir atmosfere ev sahipliği yapabildiğimiz için son derece şanslıyız. Kaz Dağları,  kendi bünyesinde oldukça renkli müzeleri, sempatik köyleri, türbeleri, kanyonları, tabiat parklarını ve sayısız kamp alanını barındıran, devasa bir cennet diyarı… Kaz Dağları’na eğer ilk kez gidecekseniz haydi bir an önce kağıda kaleme sarılın ve gezilecek yerler listenizi oluşturmaya başlayın. Gezi rotanız için bizim önerdiğimiz yerler ise şu şekilde:

1- Yeşilyurt Köyü

Kaz Dağları Yeşilyurt Köyü

Ayvacık sınırları içinde yer alan Yeşilyurt köyü, Kaz Dağları gezisinin en renkli durakları arasında yer alıyor. Denize de son derece yakın bir konumda olan Yeşilyurt köyü, büyük ölçüde dağ turizmi ile ön planda. Tarihsel kökenleri bundan 700 sene öncesine dayanan köyün eski adı “Büyük Cetmi” olarak biliniyor. Buranın en özel hikâyesi, uzun seneler boyunca Rumların ve Türklerin büyük bir uyum içinde yaşayabilmeleridir. 

Köye dair ilk turistik hamle 1993 senesinde burada açılan bir butik otel ile başladı. O tarihten sonra köye olan ilgi arttıkça turistik yatırımlar da zenginleşmeye başladı. Köylüler buraya gelen tüm şehirli misafirlere ilginç bir şekilde “İstanbullu” demeyi tercih ediyor. Köylüler ve yerli turistler arasında müthiş bir samimiyet söz konusu. Büyük meydanı, tarihi camisi, eski taş evleri ve zeytin ağaçları ile Yeşilyurt sizi mest etmeye yetecektir. Köyde konaklama adına çok fazla alternatif bulabilirsiniz. Öte yandan buranın harika bir Teknoloji Müzesi’ne de ev sahipliği yaptığını hatırlatalım.

2- Sarıkız Türbesi

Kaz Dağları Sarıkız Türbesi Tepesi

Bu özel türbe, Kaz Dağları’nın en yüksek noktası olan Sarıkız Tepesi’nin içinde yer alıyor. Dolayısıyla türbeye ulaşmak adına biraz emek vermek gerekiyor; ancak tepeye çıktığınızda bütün bu emeğe değecek bir manzara sizi bekliyor olacak. Yerden yaklaşık 1700 metre yükseklikte yer alan Sarıkız Türbesi’nin hikayesi yıllardır anlatılagelen bir efsaneye dayanıyor. Sarıkız’ın ve babasının meşhur hikayesini burada, bizzat bölge halkından dinlemenizi tavsiye ediyoruz.

3- Zeytinyağı Müzesi

Kaz Dağları Adatepe Zeytinyağı Müzesi

Yukarıda Kaz Dağları’nın oldukça renkli müzelere ev sahipliği yaptığına değinmiştik. Zeytinyağı Müzesi, bu konuda akla gelen ilk mekanlardan birisi diyebiliriz. Adatepe Zeytinyağı Müzesi Ayvacık’a bağlı Küçükkuyu kasabasında yer alıyor. Yaklaşık 17 seneden bu yana yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açık olan müze, toplamda 2 ayrı kattan oluşuyor. Müzenin ilk katı ağırlıklı olarak zeytinyağı üretiminde tercih edilen materyallere ayrılmış durumda. İkinci kat ise zeytinyağlı sabun temasına odaklanmış durumda. Girişin ücretsiz olduğu müzeyi 18:30’a dek rahatlıkla ziyaret edebilirsiniz. Müze bünyesinde orijinal zeytinyağı ürünlerine rahatlıkla ulaşabileceğiniz bir de satış noktası bulunuyor.

4- Şahinderesi Kanyonu

Kaz Dağları Şahinderesi Kanyonu

26 km’lik genişliği olan Şahinderesi Kanyonu, aynı zamanda 700 metre civarında da bir yüksekliğe sahip. Biyo çeşitlilik açısından son derece zengin bir alan olan Şahinderesi Kanyonu, trekking turlarından ziyade, fotoğraf tutkunları için de ideal bir parkur. Kanyon boyunca iyot kokusunu içinize çekerek buz gibi sular üzerinde yürüyüşler gerçekleştirebilirsiniz. Koruma altında olduğu için sadece belli bir bölümünün kullanıma açık olduğunu hatırlatalım. Milli Park sınırları içinde yer alan dev kanyona genelde yaz aylarında ilgi çok daha fazla oluyor.

5- Darıdere Tabiat Parkı

Kaz Dağları Darıdere Tabiat Parkı

Kaz Dağları içinde gezebileceğiniz hemen hemen her yer adeta bir oksijen deposu; ancak Darıdere Tabiat Parkı, bu anlamda özel bir parantezi hak ediyor. Darıdere Tabiat Parkı, yeşil ve mavinin nefis bir uyum içinde dans ettiği özel bir coğrafya. Bölge geçmişte geniş bir piknik alanıyken yaklaşık 7 sene önce büyük emekler neticesinde bugünkü haline dönüştürüldü.

Narlı köyü yakınlarında konuşlanan Tabiat Parkı, aklınıza gelebilecek pek çok bitkinin can bulduğu bir yer. Bunun dışında gündelik yaşamımızda kolay kolay göremeyeceğimiz ayı, çakal, domuz ve sincap gibi hayvanlara bu bölgede sıklıkla rastlamak mümkün. Bölgenin aynı zamanda kamp meraklılarının da favori mekânlarından biri olduğunu hatırlatalım. Bu konuya, kamp alanlarına ilişkin başlığımız altında, detaylı şekilde değineceğiz.

6- Adatepe Köyü

Kaz Dağları Adatepe Köyü

Kaz Dağları’nın hemen eteklerinde yer alan meşhur Adatepe Köyü, Antik Çağlardan günümüze miras kalmış çok özel bir köy. Ünü ülke sınırları dışına taşan bu şirin köy, senenin her mevsimi yoğun bir şekilde ziyaretçilerini ağırlıyor.

Homeros Destanı’na dahi konu olan köyde Perslerden, Osmanlılara dek pek çok medeniyetin izlerine rastlamak olası. Özellikle mübadele öncesi burada Rum nüfusunun yoğun şekilde yaşadığı biliniyor. Zaten tarihi evlerin önemli bir çoğunluğunda Rum mimarisinin yansımalarına tanıklık edeceksiniz. Köy bakanlık tarafından koruma altında olduğu için imara kapalıdır. Bu durum doğal olarak kendi dokusunu yıllar içinde koruyabilmesini sağlamıştır.   

Kaz Dağları Kamp Olanakları

Kaz Dağları ülkemizdeki macera severlerin uğrak yerlerinden birisi konumunda. Kaz Dağları’na geldiğinizde otel, dağ evi, pansiyon ve benzeri yerlerde konaklamak istemiyorsanız, bölgede yer alan onlarca kamp alanından birini tercih edebilirsiniz. Buraya bir rehber eşliğinde, grup olarak da gelebilirsiniz, tamamen kendi çadırınızla bağımsız olarak da gelebilirsiniz.  Sene boyunca kamp yapmak adına buraya gelen insanlara rastlayabilirsiniz. Hızır Kamp, Akelos Kamp, Kuzgun Kamp ve Endes Kamp, Kaz Dağları içindeki en popüler kamp alanları arasında sayılabilir.  

Bölge temel olarak iki ayrı gruba ayrılıyor. Bunlardan birincisi Milli Park Alanı, diğeri ise Özel Kamp Noktaları. Milli Park’ta kamp yapacaksanız burada avcılık dışında ateş yakmanın da yasak olduğunu hatırlatalım. Özel Kamp alanlarında özel ağaç evler, barakalar ve çadırlar yer alıyor. Genelde tuvalet, duş, elektrik gibi temel ihtiyaçlar konusunda bir sorunla karşılaşmazsınız. Bazı kamp alanlarında ne yazık ki internetin çekmediğini unutmayın. Baba Tepesi ya da Sarıkız gibi bölgelerde kamp yapmayı planlıyorsanız, mutlaka bir rehber eşliğinde gitmenizde fayda var. 

Kaz Dağları Sütüven Şelalesi
Sütüven Şelalesi

Kaz Dağları Konaklama Seçenekleri

Kaz Dağları pek çok kamp alanına ev sahipliği yapsa da nihayetinde herkesin tercihi bu yönde olamayabiliyor. Turistik bir bölge olmasından ötürü konaklama açısından özellikle son yıllarda opsiyonların arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Kaz Dağları’nda kendi bütçenize uygun butik otel, pansiyon, dağ evi, termal tesis ve bungalov bulmakta hiçbir zorluk çekmezsiniz. İşletme sayısının fazlalaşmasından ötürü en yoğun sezonlar da dahil olmak üzere bölgede mutlaka kalacak yer bulmak mümkün oluyor. Otel ve pansiyonların çoğunlukla sahile yakın alanlarda toplandığını belirtelim. 

Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken konaklama seçeneklerinden bir tanesi olan Bungalov Evleri, oldukça ilginç bir deneyim vadediyor. Bu özgün evlerin oluşumunda, Kaz Dağı’na özgü olan köknar çamından yararlanılıyor. Bölgede bu mimariye sahip çok sayıda konaklama seçeneğiyle karşılaşabilirsiniz. Bungalov Evleri’nde 2 kişilik bir odanın gecelik fiyatı 350-400 TL civarında. 

Yeşilyurt yakınlarında İda Taş Konak Otel, Karya Otel, Adatepe yakınlarındaysanız Adatepe Butik Otel, Altınoluk yakınlarındaysanız Zeytin Otel, Papazlıkhan Otel, ideal seçimler olabilir. Termal tesisler açısından da Ramada Resort Hotel en referanslı oteller arasında yer alıyor. Otellerin önemli bir çoğunluğunun, atmosfere ve bölgenin ruhuna uygun olarak, otantik bir biçimde tasarlandığını görebilirsiniz.

Kaz Dağları Nerede?

Kaz Dağları, Ege Bölgesi ve Marmara arasında adeta bir köprü niteliğindedir. Değerini arttıran öğelerden birisi de hiç şüphesiz bu özel konumudur. Edremit Körfezi’nin güney yakasında konuşlanan Kaz Dağları, Çanakkale ve Balıkesir illerine dahildir. Kaz Dağları; Altınoluk, Edremit, Ayvalık, Akçay gibi turistik merkezlere yakın olmasından ötürü, gezi rotalarına her daim dahil edilmiştir. Kaz Dağları içinde özel arabanızla, safari turlarıyla, bisikletle ya da günün belli saatlerinde kiralanabilen ATV araçlarla dolaşabilirsiniz. İstanbul’dan gelenlerin 490 km, Ankara’dan gelenlerin 389 km ve son olarak İzmir’den gelenlerin yaklaşık olarak 209 km yolculuk yapmaları gerekecek. Herkese şimdiden harika yolculuklar ve iyi gezmeler dileriz…

Haritası ve Konumu

Bölge için harita ve ulaşım alternatiflerine konum bilgisi kısmından ulaşabilirsiniz.

Bölgede Gezilecek Yerler

Yakınında yer alan görülecek yerler arasında Ayvalık gezilecek yerler listemiz veya Cunda Adası, Şeytan Sofrası, Sarımsaklı Plajı yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Sizlerde gezilerinizi ve tecrübelerinizi yazımıza yorum yazarak bizlerle paylaşabilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.